Değerli okurlarımız sizlerin de takip ettiği üzere ülkemizde vergi mevzuatı çok sık değişmekte ve bizler hemen hemen her ay önemli bir gündem maddesini tartışmaktayız. Geçtiğimiz hafta sonuna da gene böyle bir düzenleme damga vurdu. İlgili düzenleme ulusal medya ve sosyal medyada geniş yer buldu.
Bu düzenleme “Savunma Sanayii İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifiydi.
Tekliften milyonları ilgilendiren sürpriz bir madde ile limiti 100.000 TL’yi aşan kredi kartlarından yıllık 750 TL ücret alınması ve toplanan gelirin Savunma Sanayi Fonuna aktarılması hususu çıktı.
Kanun teklifi ile savunma sanayine yılda yaklaşık 47 milyar TL civarında tutar aktarılması öngörülüyor keza Türkiye’de ağustos sonu itibarıyla 125.925.012 adet kredi kartı bulunuyor ve bu kartlardan yaklaşık 62 Milyon tanesinin limiti 100.000 TL’nin üstünde.
Bir kısım, yapılan kanun teklifinin ülkenin çıkarları için olduğu ve böyle bir düzenleme için öngörülen yıllık 750 TL ödemekten kimsenin şikâyet etmemesi gerektiği görüşünü savunurken önemli bir kesim ise verginin hukuki boyutunun dikkate alınmasının önemine vurgu yaptı.
Elbette ki ülkemizin çıkarlarını korumak ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda katkıda bulunmaya hiç birimizin bir itirazı olamaz ancak vergi; tüm ülkeler için geçmişten bu yana vatandaşların egemenliği kısıtlayan ve devletin gücünün tekamül ettiği bir konu olması sebebiyle kanunlarla korunan ve yeni vergilerin salınması sıkı kurallara bağlanan bir konu olmuştur. Dolayısıyla çıkarılacak olan yeni vergilerin belirli bir hukuki zemine oturması, hukuk devleti açısından da fevkalade önemli olmaktadır.
Türk Vergi Sistemine göre vergi temelde üç kalemden; gelirden, harcamadan ve servetten alınmaktadır. Dolayısıyla kredi kartı kullanıcılarının kredi kartı limitinden böyle bir kesinti yapılmasının vergi sistemimiz içerisinde herhangi bir yeri görünmemektedir.
Burada kredilerden alınan BSMV ve KKDF’ye atıfta bulunarak zaten daha önce de bu tarz vergiler bulunuyordu demek de doğru değildir çünkü ilgili vergilerin mükellefi bu işlemlerden gelir elde eden banka, finans kurumları, vadeli ithalat yapan kişilerdir. Burada ise doğrudan kredi limiti olan kişilerden kesinti yapılması gündemdedir.
Böyle bir perspektiften bakınca, kanuni olarak sağlam bir zemine oturmayan ve mahiyetine vergi dahi denmeyecek bir düzenlemenin ilerideki keyfi işlemlere yol açabileceği endişesinin hâkim olmasını doğal karşılamak gerekmektedir zira böyle bir yolun açılması gelecekte alınabilecek yeni vergi kalemlerini hayal ötesinde geniş bir alana yayılmasına yol açabilecektir.
Saygılarımızla
14.10.2024
KAYNAKÇA
(Bankalar Arası Kart Merkezi (2024), https://bkm.com.tr/kart-sayilari/, 1)
(2024). Risk Merkezi Aylık Bülten – 2024- Ağustos, Sayı 108)
(Uyanık, (2024), https://www.ekonomim.com/ekonomi/iste-kredi-kartlarindan-alinacak-fonun-toplam-miktari-haberi-772858)
English