24 Nisan 2026’da açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, iş dünyasında özellikle üretim ve ihracat tarafında büyük heyecan yaratmıştı. Paket içerisinde yatırım ortamını güçlendirecek birçok düzenleme yer alsa da, en çok dikkat çeken konu ihracatçı ve imalatçılara sağlanacağı açıklanan kurumlar vergisi indirimi olmuştu.
Çünkü bugün ihracat yapmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Finansman maliyetleri, enerji giderleri, kur baskısı ve küresel rekabet derken ihracatçı için vergi avantajı artık bir teşvikten çok ihtiyaç haline gelmiş durumda.
Mevcut uygulamada ihracat kazançlarına 5 puan, üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara ise 1 puan kurumlar vergisi indirimi uygulanıyor. Ancak ilk açıklamalarda çok daha güçlü bir destekten söz edilmişti.
Buna göre;
· Üretip ihraç eden şirketlerde kurumlar vergisi oranının %9’a,
· Diğer ihracatçı şirketlerde ise %14’e,
düşürülmesi planlanıyordu.
Özellikle üretim yapıp ihracat gerçekleştiren firmalar açısından bu oldukça önemli bir destek anlamına geliyordu. İş dünyasında da “üreten ve döviz kazandıran şirketlere yeni dönem desteği geliyor” yorumları yapılmaya başlanmıştı.
Ancak süreç beklendiği gibi ilerlemedi.
Kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na geldiğinde, ihracatçılar açısından en dikkat çeken bu düzenleme teklif metninden çıkarıldı. Yani ihracatçılar için açıklanan %9 ve %14’lük kurumlar vergisi oranları kanunlaşmadı.
Sonuç olarak mevcut sistemde ihracat kazançlarında uygulanan 5 puanlık indirim aynen devam etti.
Komisyon görüşmeleri sonunda destek daha çok üretim tarafına kaydırıldı. Yapılan düzenlemeye göre sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına %12,5 kurumlar vergisi uygulanabilecek.
Ancak burada önemli bir detay var: Üretimden elde edilen kazanç aynı zamanda ihracatı da kapsıyorsa, ayrıca 5 puanlık ihracat indirimi uygulanamayacak.
Yani yeni düzenlemede merkeze “ihracatçı” değil, daha çok “üretici” yerleştirilmiş durumda.
Özellikle sadece ihracat yapan firmalar açısından bu durum ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Çünkü açıklanan ilk paket, ihracatçılarda çok daha güçlü bir destek beklentisi oluşturmuştu.
Elbette üretimin desteklenmesi son derece önemli. Ancak günün sonunda mesele sadece üretmek değil; üretileni dünyaya satabilmek.
English