6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu 2012 yılında yürürlüğe girmişti. Bu kanuna göre ülkemizde iş yerleri tehlike bakımından 3 sınıfa ayrıldı; Çok tehlikeli (A sınıfı), Tehlikeli (B sınıfı) ve Az tehlikeli (C sınıfı). Bu kanun ve ilgili yönetmelikleri ülkemizdeki tüm iş yerlerinde yürürlüğe girmesine rağmen, sadece iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirme zorunluluğu, 01 Ocak 2025 tarihine kadar 50 den az çalışanı olan az tehlikeli (C sınıfı) sınıftaki iş yerlerinde ve kamu kurum ve kuruluşlarında O günden bu güne zorunlu tutulmamıştı. Ve bu husus yanlış bir şekilde bu iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kanunu geçerli değil, zorunluluğu yok gibi algılandı. Tabii ki denetimlerin olmaması da bu algıyı güçlendirdi.
Ancak 6331 sayılı İSG kanununda en son yapılan değişiklikle birlikte artık tüm iş yerlerinde iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi atama zorunluluğu kesinleşti. Yani artık bir erteleme söz konusu değil. Bu değişiklikle birlikte yukarıda bahsedilen sebepten konuya aşina olmayan 50 den az çalışanı olan az tehlikeli (C sınıfı) sınıftaki iş yerlerinde bir anda bir heyecanlanma yaşandı. Gerek bilgi kirliliği ve gerekse bazı fazladan durumlar sebebiyle ortalık biraz karıştı. Bu yazı bu karmaşıklığın önüne geçmek için hazırlanmıştır. O zaman başlayalım.
50 Den Az Çalışanı Bulunan Az Tehlikeli (C Sınıfı) İş Yerlerinin Tamamı İş Güvenliği Uzmanı Ve İş Yeri Hekimi Ataması Yapmak Zorunda Mı?
Hayır değil! Eğer iş yeriniz yukarıdaki özellikte ise ve siz işveren veya işveren vekili olarak Anadolu Üniversitesinin 16 saatlik online “işveren ve işveren vekili İSG Eğitimi” ni tamamlayıp, yine online sınavına girerek, 50 puan alıp sertifikasını almışsa, kendi iş yerinde iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi atamadan kendisi yürütebilir.
Peki bahse konu sertifikayı aldıktan sonra ne yapmak gerekiyor? İşveren veya işveren vekili İSG-KATİP (iş sağlığı ve güvenliği kayıt, takip ve izleme programı) sistemine e-devleti üzerinden girmesi gerekiyor. Akabinde İSG-KATİP te süreç yönetimi > işveren ve işveren vekili taahhütnamesi düğmelerinden ilerleyerek taahhüt vereceksiniz. İş yerinizin sgk sicil numarası yanınızda bulunsun. Bu işlem esnasında lazım olacak. Bunu yapınca ne oluyor biliyor musunuz? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sistemlerinde işyerinizin İSG hizmetlerini sizin yürüttüğünüz görünüyor ve böylelikle iş güvenliği uzmanı veya iş yeri hekimi atamak zorunda kalmıyorsunuz.
Şöyle bir sıkıntıda olabiliyor. “İşveren ve işveren vekili İSG Eğitimi” ni çok zaman önce aldınız ve sertifikanız İSG-KATİP te tanımlı değil. Bu sebepten bahsettiğimiz taahhüdü oluşturamıyorsunuz. Ne yapmanız gerekiyor? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı > İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü > Yetkilendirme Daire Başkanlığına sertifikanızın da ekli olduğu bir dilekçeyle başvurmak. Bu dilekçeden sonra sertifikanız İSG-KATİP sitemine tanımlatılacak ve siz de taahhüdünüzü verebileceksiniz.
Ben Bu İşlerle Uğraşmak İstemiyorum, İş Güvenliği Uzmanı Ve İş Yeri Hekimi Ataması İstiyorum. Ne Yapmam Gerekiyor?
Aslında biraz masraflı olmasına rağmen en sağlıklısı bu yöntem. Böyle bir karar verdiyseniz, bölgenizdeki ORTAK SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİMİ (OSGB) adıyla tanınan şirketlerden ücreti mukabilinde hizmet almanız gerekiyor. Tavsiyemiz size en yakın OSGB nden hizmet almanızdır. Çünkü OSGB fiyat belirlerken hizmet vereceği firmaya olan mesafeyi de hesaba katıyor. Ve yine tavsiye ediyoruz ki, birkaç OSGB den fiyat alın ve uzun süredir faaliyette olan OSGB lerini tercih edin. Bu kararı verebilmek için OSGB internet sitesini mutlak inceleyin.
OSGB nden hizmet alınca ne oluyor? OSGB kendi bünyesindeki iş güvenliği uzmanlarından ve iş yeri hekimlerinden sizin işletmenize en uygun olanını İSG-KATİP sisteminden işletmenize atıyor. Çalışan sayınıza göre, iş yeri hekimi çalışan başına ayda 5 dakika, iş güvenliği uzmanı çalışan başına ayda 10 dakika iş yerinize ziyaretli hizmet veriyor. Diyelim ki, 20 çalışanın var. Bu durumda iş yeri hekimi ayda 20*5=100 dakika, iş güvenliği uzmanı ayda 20*10=200 dakika hizmet vermek zorunda. Ayrıca tüm İSG Klasörünüzü oluşturuyorlar. Yani risk değerlendirmeniz, acil durum planınız, tatbikatınız, çalışanlarınızın eğitimleri, işe giriş ve periyodik muayeneler,…vb. bunun yanında bu iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı işletmenizde almanız gereken tedbirleri onaylı deftere (tespit ve öneri defterine) yazarak hem sözlü hem de yazılı bildiriyorlar. Yani çok uzun uzun bahsetmeye gerek yok. Sadece şu kadarını söyleyelim, eğer bir iş kazası yaşarsanız yanınızda eşsiz danışmanlarınız olacak. İş hukukunda işveren işletmesindeki tüm olumsuzluklardan sorumludur. Bu kapsamda iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekiminizin olması sizi çok rahatlatacaktır.
Üçüncü bir yöntem! Ben iş güvenliği uzmanıyım veya işyeri hekimiyim. Kendi işvereni olduğum iş yerinde kendim hizmet verebilir miyim?
Tabii ki! Sizi tebrik ediyoruz. Keşke tüm işverenlerimiz sizin gibi bir İSG profesyoneli olsa. O zaman ölümle sonuçlanan iş kazalarını büyük ölçüde yaşamayız. Siz de İSG-KATİP sistemi üzerinden süreç yönetimi > işveren ve işveren vekili taahhütnamesi düğmelerinden ilerleyerek taahhüt vereceksiniz. Böylelikle ücretli hizmet almak zorunda kalmayacaksınız.
SONUÇ OLARAK;
Bu yöntemlerin artısı ve eksilerini değerlendirecek olursak;
1. Eğer kendi iş yerinizde İSG hizmetini kendiniz sağlayacaksanız, OSGB den hizmet almayacaksınız. Yani aylık bir masraftan kurtulmuş olacaksınız. Ancak, iş yerinizle ilgili tüm İSG faaliyetlerini ve dokümantasyonunu kendiniz yapmak zorunda kalacaksınız. Risk değerlendirmesi, acil durum planı, çalışan eğitimlerinin verilmesi ve sertifikaları, İSG talimatları, periyodik kontrol raporları,… gibi gibi.. O KADAR GENİŞ BİR YELPAZE Kİ, 16 saatlik bir eğitimle bunları yapabilmek her işverenin harcı değil doğrusu. Böyle bir durumda çalışanlarınızın işe giriş ve periyodik muayenelerini sağlık kurumlarından yaptırabilirsiniz. Ve böyle bir karar verdiyseniz, bir iş güvenliği uzmanının desteğine ihtiyaç duyma ihtimaliniz de oldukça yüksek. Özellikle dokümantasyon konusunda.
2. OSGB den hizmet alıyorsanız, tek dezavantaj aylık ödediğiniz ücrettir. Diğer her konuda işveren olarak kafanız rahat olacaktır. Ayrıca çalışanlarınız ayda bir iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile temas edecekleri için kendilerini iyi hissedecekler, böylelikle verimleri daha da artacaktır. Böyle bir karar verdiyseniz şunu tavsiye ediyoruz, ziyaretinize gelen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tüm çalışmalarını yakından takip edin, onlara bol bol soru sorun ve çalışmalara bizzat kendiniz de işveren olarak katılın. Neden bunu tavsiye ediyoruz. Çünkü hem iş güvenliği uzmanı hem de iş yeri hekimi birer danışmandır. Karar verici işveren olarak sizsiniz.
Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı, ülkemizde yaşanan iş kazalarına karşı elinden geleni yapıyor. Bu düzenlemeleri bu şekilde algılamamız lazım ve işveren olarak taşın altına bizler de elimizi koymalıyız. Sadece bu kurallara uymadığımız zaman denetlemelerde ödeyeceğimiz idari para cezalarından ziyade iş kazaları ve meslek hastalıklarının birer ulusal problem olduğunu görmeliyiz. Çalışanlarımızı ve iş yerlerimizi korumalıyız. Önleyici olmalıyız!
Bakanlığımız değişikliklerle ilgili düzenleme yönetmelikleri hazırlıyor. Bu uygulama yönetmelikleri yayınlanınca bazı konular daha da netleşecek ve uygulamalar daha da kolay olacak.
Esen Kalın!
HAZIRLAYAN: Tamer YENİEL / A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı / İSG Adli Bilirkişisi
English