GİRİŞ
- Türk Ticaret Kanunu (TTK olarak anılacaktır.) m.529 anonim şirketlerin sona erme sebepleri sayılmıştır. Buna göre, bir anonim şirket sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek sureti ile belirsiz süreli hale gelmemişse esas sözleşmede belirtilen sürenin sonunda; işletme konusunun gerçekleşmesi ya da imkansız hale gelmesi ile; şirketin iflasına karar verilmesiyle ve kanunlarda öngörülen diğer hallerde sona erer. Anılan maddenin (d) bendi uyarınca bir anonim şirketin usulüne uygun alınan genel kurul kararı ile sona ermesi de mümkündür. TTK 421’e yapılan atıf nedeniyle kararın sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması gerekmektedir.
- Sona erme kararının alınmasından sonra, bu karar yönetim kurulu tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir ve şirket tasfiye sürecine girmiş olur.
- Tasfiye işlemlerinin devam ettiği aşamalarda şirketin tüzel kişiliği de devam edecektir. Limited şirket üzerinde bulunan ortaklık amacı tasfiye amacına dönüşür ve işbu amaçtan dolayı yeni işlem ve faaliyete girişilemez. Tasfiye sırasında ortaklık organlarının görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olmakla birlikte tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerle sınırlı hale gelir.
- TTK m.643 limited şirket tasfiyesinde, tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanacağını düzenlediğinden, anonim şirketler ve limited şirketler açısından aynı tasfiye prosedürlerinin izlenmesi söz konusu olacaktır.
Tasfiye İşlemleri
Genel Kurul Kararı
- Pay sahipleri tarafından alınacak olunan genel kurul kararı ile Limited Şirketin tasfiyeye girişine karar verilecektir. Şirket esas sözleşmesinde daha yüksek bir oran belirtilmediği taktirde şirket sermayesinin %75’ine tekabül edecek pay sahiplerinin tasfiyeye olumlu oyu gerekmektedir.
- Limited ortaklığın tasfiyesi, tasfiye memuru tarafından yönetilir. Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Yönetim kurulu, tasfiye memur/memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir.
- Tasfiye memuru görevine başlar başlamaz, şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu inceler; gerekirse şirket mallarına değer biçmek için uzmanlara başvurarak, şirketin malvarlığına ilişkin durumu ile finansal durumunu gösteren bir envanter ile bilanço düzenler ve genel kurulun onayına sunar. Envanter ve bilançonun onaylanmasından sonra, tasfiye memurları şirketin envanterde yazılı bütün malları ile belgelerine ve defterlerine el koyar.
- Tasfiyeye dair alınan genel kurul kararının ticaret siciline tescili ve ilanından sonra şirket, tasfiye sürecine girecektir. İşbu tasfiye halinde bulunan şirket tasfiye süreci tamamlanana kadar tüzel kişiliğine haiz olmaya devam edecektir ve ticaret unvanına ise ‘ tasfiye halinde ’ ibaresi eklenerek şirketin tasfiye sürecinde olduğu belirlenmiş olacaktır.
- Tasfiye memuru, şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhal şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir.
Çağrı Usulü
- Tasfiye memuru, şirkete ait bulunan tüm evrak, defter ve belgeler üzerinde yapacağı inceleme ve araştırma neticesinde şirketin alacaklarını ve alacaklılarını tespit etmekle yükümlüdür. Bu işlemin ardından şirketin tasfiye halinde bulunduğunu ve alacakların tasfiye memuruna bildirilmesinin gerekliliği taahhütlü mektup kanalıyla alacaklılara bildirilir.
- Diğer alacaklılar yönünden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar. Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir.,
Tasfiye Sonucu Dağıtma
- Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı halinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır.
- Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir.
- Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça, dağıtma para olarak yapılır.
Tasfiye Sürecinin Tamamlanması ve Sicilden Terkin
- 1. Şirket genel kurulu nihai bilançonun onaylanması sonucunda tasfiye sürecinin tamamlandığına karar verir. Şirketin var olan tüm borçları ödeneceğinden ve şirketin geriye varlığı pay sahiplerine dağıtılacağından dolayı nihai bilanço sonucunda şirketin aktif ve pasif malvarlığı bulunmayacaktır. Tasfiye süreci genel kurur kararının tescili ve ilanı ile tamamlanacaktır.
- 2. Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memuru tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir ve şirketin tüzel kişiliği sona erecektir.
Vergi Dairesi Nezdindeki İşlemler
- Şirketin tasfiyeye girmesiyle birlikte ilgili vergi dairesine gerekli belgeler ibraz edilerek bildirimde bulunulması gerekmektedir. Şirket tasfiyesinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 35’inci maddesine ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10’uncu maddesi uyarınca mevcut vergi borçlarının ödenmemesi halinde şirketin ortakları müteselsilen sorumlu olmaya devam edecek ve aleyhlerine takip işlemleri başlatılabilecektir. Şirketin tasfiye edilmiş olması, ortakların sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır. Bu nedenle, şirketin tüm vergi borçlarının tasfiye sürecinde kapanması gerekmekte olup, tasfiye sürecinde de tüm beyannamelerin eksiksiz verilmesi gerekmektedir.
- Tasfiye süreci sona erdiğinde, bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içerisinde son kurumlar vergisi beyannamesi verilmelidir. Aynı zamanda, tasfiyenin gerçekleştiğini ve sonlandığını gösteren gazete ile ilgili vergi dairesine 30 gün içinde talepte bulunularak şirketin kaydının sildirilmesi gerekmektedir.
- Mükellefler tarafından şirketin kapanışının vergi dairesine bildirilmesinin akabinde, tasfiyenin gerçekleştiği yılı izleyen yıldan itibaren başlamak üzere 5 yıl süreyle defter ve belgeler saklanmak zorunda olup bu süre içerisinde defter ve belgelerin vergi incelemeye yetkili kişiler tarafından istenmesi halinde ibraz edilmesi zorunludur.
- Verilecek Beyannameler;
KDV Beyanı
Normal faaliyet dönemlerinde olduğu gibi tasfiye durumundaki şirketlerin KDV mükellefiyetleri aynen devam eder. Tek fark olarak, son dönem verdikleri KDV beyannamesinde "Sonraki döneme Devreden KDV" kalması halinde indirim konusu yapılamayan katma değer vergisi tasfiye kârının tespitinde gider olarak yazılabilecektir.
Muhtasar Beyanname
Tasfiye halindeki kurumların, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapmış oldukları ödemeler üzerinden yapmaları gereken vergi kesintilerine ilişkin sorumlulukları tasfiye döneminde de devam edecektir.
Kurumlar Vergisi Beyanı
Tasfiye sürecine giren şirketin normal hesap dönemi tasfiyeye giriş tarihinde kapanmaktadır. O tarihe kadar olan kıst dönem ayrı bir hesap dönemi olarak değerlendirilmektedir. Tasfiye öncesine ait Kurumlar vergisi beyannamesi yasal süresi içerisinde (önemin kapandığı diğer bir deyişle tasfiyeye girildiği ayı takip eden dördüncü ayın 01-25. günleri arasında) beyan edilmelidir.
Kıst döneme ait beyannamenin verilme süresi içerisinde tasfiyenin tamamlanması halinde ise kıst ve tasfiye dönemine ait beyannamelerin tasfiye kararının ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde kurum bağlı olduğu vergi dairesine verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Tasfiyenin sona erdiği döneme ilişkin tasfiye beyannamesi ise tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
Tasfiyeye giriş ve tasfiyenin sonuçlanma tarihlerinin farklı takvim yıllarına isabet etmesi durumunda, her bir tasfiye dönemine ilişkin tasfiye beyannamesi, tasfiye dönemini takip eden takvim yılının Nisan ayın 25. günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir.
Geçici Vergi Beyanı
Tasfiye döneminde tasfiye işlemleri ile alakalı geçici vergi beyannamesi verilmez.
Damga Vergisi Beyanı
Tasfiye döneminde Damga vergisi mükellefiyeti devam eder.
Ba-Bs Bildirimi
Tasfiyesi devam eden şirketler tarafından verilmesi gereken Ba ve Bs bildirim formlarından tasfiyenin başladığı aya ait bildirim formlarını, tasfiye öncesi ve sonrası ayrımı yapmaksızın; tasfiye süresince verilmesi gereken Ba ve Bs bildirim formlarını ise aylık dönemler halinde düzenleyerek vermeleri gerekir.
Defter Tasdiki
Tasfiye kararının Ticaret Siciline tescil edilmeden önce tasfiye dönemi için ayrı bir defter tasdiki yaptırılması gerekmektedir. Çünkü tasfiyeye giren şirket için artık yeni bir hesap dönemi başlamıştır ve tasfiyeye giriş tarihine kadar geçen süre ayrı bir hesap dönemi olarak değerlendirilir. Hesap dönemi değiştiğine ve şirketin ünvanı “Tasfiye Halinde” ibaresi ile başladığına göre, şirkete tasfiye giriş tarihi ile 31.12. … tarihleri arasında kullanılmak üzere yeni defter (Yevmiye, kebir ve envanter defteri) tasdik ettirilmelidir.
SGK ve Türkiye İş Kurmuna Yapılacak Bildirim
4857 sayılı İş Kanunu’nun 29’uncu maddesi uyarınca işyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren durumu en az otuz gün önceden ilgili SGK Bölge Müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve iş yerinde ilan etmekle yükümlüdür.
İşçilik Alacakları Yönünden
- Limited şirketin tasfiyesi halinde mevcut çalışanların iş akitlerinin, işçinin hak kazandığı alacakları kendisine ödenerek sonlandırılması gerekmektedir. İş yerinin kapanması sebebiyle işçi lehine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, ödenmemiş ücret, fazla mesai alacağı gibi alacak kalemleri söz konusu olabilir.
- Bununla birlikte, işçilerle ibraname imzalanması faydalı olacaktır. İbranamenin hukuken geçerli olabilmesi için, yazılı olarak yapılması, ibraname tarihinin iş akdinin sonlandırıldığı tarihten en az bir ay sonra imzalanmış olması, ibra konusu alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin tam ve eksiksiz olarak banka kanalıyla yapılması gerekmektedir.
Fikri Haklar Yönünden
Tasfiye edilecek şirketin marka, patent gibi tescilli fikri hakları olması halinde, bu değerler de tasfiye sürecinin başında envantere dahil edilmeli ve aktif mal varlığının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Tasfiye edilecek şirkete ait markanın, tasfiye süreci öncesinde üçüncü kişiye devrinin sağlanması da tasfiye halinde kayba uğranmaması adına yerinde olabilecektir.
English